Pazar, Eylül 05, 2010
   
Yazı Boyutu
Giriş

Haber Sağlık

Vücudumuzdaki 16 Olağanüstü Gerçek...

Haber Sağlık

İnsan vücudu hakkında 16 olağanüstü gerçek.

İnsanlar kendi vücutlarını tepeden tırnağa bildiklerini söylerler. Fakat bu haberi okuduktan sonra vücudunuz hakkında o kadar da çok bilginiz olmadığını göreceksiniz.  

Howstuffworks adlı internet sitesinde yer alan habere göre, vücudunuz hakkında sizi şaşırtacak 16 olağanüstü gerçek:

1. Dil izi: Eğer kimliğinizi saklamak isterseniz, dilinizi çıkarmayın. Parmak izine benzer şekilde, herkes tek ve benzersiz bir dil izine sahip.

2. Döküntü: Evde tüy dökme derdinden şikayetçi olan sadece evcil hayvanınız değil. İnsanlar her saat yaklaşık 600 bin deri partikülü döküyor. Bu her yıl yaklaşık 680 gram tutuyor, bu nedenle ortalama bir insan 70 yaşına kadar yaklaşık 48 kg deri dökmüş oluyor.

3. Kemik sayısı: Yetişkinlerde bir bebekten daha az kemik bulunuyor. Doğduğumuzda 350 kemiğe sahip oluyoruz, ancak gelişim süreci boyunca kemikler eriyip birbiriyle kaynaşıyor ve yetişkin olduğumuzda sadece 206 kemiğimiz kalıyor.

4. Yeni mide: Mide mukozasının dış tabakası ömrü çok kısa olduğu için 3-4 günde yenilendiğini biliyor muydunuz? Eğer yenilenmeseydi, midenizdeki yiyecekleri hazmetmek için kullanılan güçlü asitler, aynı zamanda midene de zarar verecektir.

5. Koku hatırlama: Burnumuz köpekler kadar hassas değil, ancak 50 bin farklı kokuyu hatırlayabilir.

6. Uzun bağırsaklar: İnce bağırsağın uzunluğu yetişkin bir insanın boyunun yaklaşık 4 katı uzunluğundadır. Eğer geriye doğru katlanmasaydı, 5-6 metrelik uzunluğu karın boşluğuna sığmazdı.

7. Bakteri: Bu cilt için gereklidir. İnsan vücudunda cildin her santimetre karesinde yaklaşık 32 milyon bakteri yaşıyor. Bunların büyük bir çoğunluğu zararsız.

8. Vücut kokusunun kaynağı: Koltuk altı gibi kokan ayakların kaynağı terdir. İnsanlar ayaklarından da terler. Bir çift ayak 500 bin ter bezine sahiptir ve günde yarım litre ter oluşturabiliyor.

9. Hapşırma hızı: Hapşırık havada saatte 161 km hızla gidebiliyor. Bu nedenle hapşırınca burnunuz ve ağzınızı kapatmalısınız.

10. Kan aralığı: Eritrosit olarak bilinen kan hücreleri bikonkav (iki yanı çukur) diskler şeklindedir. Kan uzun bir yolda seyahat eder. İnsan vücudunda yaklaşık 96 bin 560 km kan damarı bulunuyor. Çok çalışkan olan kalp her gün damarların içine 7 bin 571 litre kan pompalıyor.

11. Tükürük miktarı: Tükürüğünüzün içinde yüzmek istemeyebilirsiniz, fakat biriktirseydiniz bunu yapabilirdiniz. Çünkü, bir ömür boyunca insan 25 bin litre tükürük üretiyor. Bu miktar 2 yüzme havuzunu doldurmaya yeter.

12. Horlama sesi: 60'lı yaşlarda, erkeklerin yüzde 60'ı ve kadınların yüzde 40'ı horluyor. Horlama ortalama 60 desibelken, horlama seviyesi bazı kişilerde 80 desibelin üzerine çıkabiliyor. 80 desibel seviyesindeki ses havalı matkabın çıkardığı ses kadar yüksektir. 85 desibelin üzerindeki sesler insan kulağına zarar verdiği saptanmıştır.

13. Saç rengi ve sayısı: Sarışınlar daha eğlenceli olabilir ya da olmayabilir, ancak sarışınlar kesinlikle daha fazla saça sahipler. Saç rengi saçımızın ne kadar sık olduğunu belirlememize yardımcı oluyor. Buna göre sarışınlar en üst sırada yer alıyor. Bir insanda ortalama 100 bin saç kılı bulunurken, sarışınlarda bu sayı ortalama 146 bin. Siyah saçlı insanlar yaklaşık 110 bin saç kılına sahip, kahverengi saçlı insanlarda ise 100 bin saç kılı bulunuyor. Kızıl saçlı insanların ise saç kılı daha az yaklaşık 86 bin kadar.

14. Tırnak gelişimi: Eğer el tırnaklarınızı ayak tırnaklarınızdan daha sık kesiyorsanız, bu doğaldır. El tırnaklarımız daha çok kullanıldığı için daha hızlı uzuyorlar. Elimizin tırnakları 0,5 - 0,6 mm hızla uzar. Yani kesilmezlerse yılda 2,5 - 3,0 santimetre uzunluğa ulaşabilirler. Ayak tırnaklarının uzama hızı bunun dörtte biri kadardır. En hızlı uzayan tırnak orta parmağın tırnağıdır.

15. Baş ağırlığı: Bebekler doğduklarında başlarını tutamazlar. İnsan başı doğduğunda vücudumuzun toplam uzunluğunun dörtte biri kadardır. Fakat, yetişkin olduğumuzda bu oran toplam uzunluğumuzun 8'de birine ulaşır.

16. Uyku ihtiyacı: Eğer iyi bir gece uykusu için öldüğünüzü söylerseniz, tam anlamıyla bunu kastediyorsunus. Haftalarca bir şey yemezseniz ölmezsiniz, fakat 11 günden sonra uykusuzluğa dayanamazsınız, sonsuza kadar uyup kalırsınız.

RadyoAkademi

 

Erkeklere Doğum Kontrol İğnesi

Haber Sağlık

Yüzde 100 etkili! Erkeklere de doğum kontrol iğnesi.

Erkekler için geliştirilen doğum kontrol iğnesinin yaklaşık yüzde 100 etkili olduğu belirlendi.

Daily Mail gazetesinin haberine göre, 1000 kadar erkek üzerinde yapılan araştırmada, iki yıllık süre içinde iğneyi kullanan her 100 erkekten sadece biri eşinin, gebe kalmasına yol açtı.

Hiçbir doğum kontrol yönteminin yüzde 100 etkili olmadığını hatırlatan araştırmacılar bunun çok başarılı bir sonuç olduğunu belirttiler.

Testosteron iğnesi, kısırlık sorunu olmayan ve daha önceki yıllarda çocuk sahibi olmuş 20-45 yaş arası Çinli erkeklerde denendi. Bu erkeklerin 18-38 yaş arasındaki eşlerinin de herhangi bir kısırlık problemi bulunmadığı belirtildi.

Pekin'deki Ulusal Aile Planlaması Araştırma merkezinin araştırmasında, yöntemin yan etkisinin bulunmadığı ve sperm sayısının iğneyi bıraktıktan 4 ila 6 ay sonra eski haline geldiği belirtildi.

Aylık 500 miligram verilen testosteron iğnesi, FSH ve LH olarak bilinen düzenleyici beyin kimyasalının seviyesini azaltıyor. Bu da sperm üretimini engelliyor.

Testosteron temelli doğum kontrol yönteminin etkisiyle ilgili araştırma, "Journal of Clinical Endocrinology and Metabolism"in gelecek ayki sayısında yayımlanacak.

RadyoAkademi

 

Kanser Aşısında Devrim

Haber Sağlık

Çek bilimadamları kanseri durdurma kapasitesine sahip yeni bir aşı üretti.

Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'daki Motol Hospital tarafından üretilen aşının birçok tümörün tedavisi için yararlı olduğu ve kemoterapi gibi yan etkisi olmadığı belirtildi. Araştırmanın öncüsü Jirina Bartunkova, şu an klinik testler için istek taslağını hazırladıklarını söyledi. Çek araştırmacıların aşıyı, üzerinde 10 yıldır çalıştıkları özel bir metotla geliştirdikleri kaydedildi. Bu aşının melanom, lösemi, bağırsak kanseri, yumurtalık kanseri ve tekrarlayan tümörlerin tedavisinde kullanılacağı vurgulandı. Aşının bir hastaya 1 yıl yetecek kapasiteye sahip olduğu da açıklandı.

 

 

 

RadyoAkademi

 

Modern Yaşam Cinsel İsteksizlik Yaratıyor

Haber Sağlık

Türk Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV) Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, modern yaşam ve ekonomik krizin libido kaybına (cinsel arzuda azalma) neden olduğunu savundu.

TAJEV'in Antalya'da düzenlediği 8. Türk Alman Jinekoloji Kongresi başladı. Kongreye katılan TAJ Başkanı Prof. Dr. Ünlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günümüzde yoğun stres ve toksik maddelerin etkisiyle kadınlarda yumurtalığın daha erken yaşlandığını, erkeklerde ise sperm sayısının radikal şekilde düştüğünü söyledi.

Çevre zehirleri, toksik maddeler, radyasyon ve giderek daha stresli hale gelen şehir yaşamının birçok sağlık sorunuyla birlikte üreme problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Ünlü, bunların en önemlilerinin, kadınlarda erken menopoza kadar giden yumurtlama bozuklukları, erkeklerde de spermin hareketlilik oranının azalması olduğunu kaydetti.

SPERM SAYISINDA RADİKAL DÜŞÜŞ

''Libidoda azalma ve erektif bozukluklar daha çok karşımıza çıkıyor'' diyen Prof. Dr. Ünlü, bu sorunların kısırlığa neden olabildiğini de vurguladı.

1950'li yıllarda erkeklerde bir mililitredeki sperm sayısının 250 milyon olduğunu anlatan Ünlü, ''Son 50-60 yılda erkeklerin ortalama sperm sayısı mililitrede 250 milyondan 20 milyona düşmüş durumda. İleride bunun ne getireceğini bilemiyoruz'' dedi.

Her geçen gün daha çok sayıda kadının, 'yumurtalıklarının daha az çalıştığı' ya da 'erken menopoz' şikayetiyle kendilerine başvurduğunu belirten Prof. Dr. Ünlü, yumurtalıklarından ameliyat geçiren, yaşı ilerleyen ve ailesinde erken menopoz öyküsü bulunan kişilerin, çocuk doğurma arzularını uzun yıllar ertelememelerini istedi.

STRESTEN KURTULMAK ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI KOLAYLAŞTIRIYOR

Cinsel istekte azalmanın tamamen modern yaşamla ilgili olduğunu dile getiren Prof. Dr. Cihat Ünlü, şunları söyledi:

''Hastalarımızın çoğu cinsel isteksizlikten şikayetçi. Eskiden sadece kadınlar bu konuda başvururdu artık erkekler de geliyor. Çünkü modern yaşam, yoğun iş stresi, ekonomik krizler insanın kafasını sürekli meşgul ediyor. Tabii ki bir insanın sağlıklı cinsel yaşamı olması için her şeyden önce rahat olması, birtakım sorunlarla boğuşmaması lazım.

Stres, trafik, egzoz, toksik maddeler, insan ilişkilerindeki problemler cinsel yaşamda bozukluk tarzında kendisini gösteriyor. Pek çok çift de bundan şikayet ediyor. İşin tuhafı hormonlarıyla ilgili bozukluk olduğunu düşünüyorlar. Oysa ki sorun, kesinlikle modern yaşamın yansımasıdır. Bu yüzden çiftlere psikoterapi ve birbirlerine daha çok zaman ayırmalarını öneriyorum.

İnsanların iş ve yoğun stresten kurtulup kendilerine, sosyalleşmeye daha çok zaman ayırmaları çocuk sahibi olmalarını kolaylaştıracaktır.''

MODERN KADIN YUMURTALARINI SAKLIYOR

Prof. Dr. Ünlü, 40 yaşlarında, çalışan ve şu an çocuk sahibi olmak istemeyen kadınların da yumurtalarının dondurulması talebiyle yaptıkları başvuruların arttığını bildirdi. Bu kadınların yumurtalarını dondurarak sakladıklarını dile getiren Ünlü, ''Bu, günümüzde bize sık sık müracaat edilen bir konu olmaya başladı. Beş sene önce böyle bir müracaat almıyorduk, ama şimdi modern kadın bilgiye daha çabuk ulaştığı ve doğurganlık çağının sınırlı olduğunu bildiği için bize geliyor'' dedi.

RadyoAkademi

 

Türk Bilim Adamından Kekemeliğe Çözüm

Haber Sağlık

Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yalçın Kaya, ''8 günlük hipnoz seanslarıyla kekemelere 8 günde tekerlemeleri bile söyletmeye başlattığım yöntemle ilgili bilimsel makale, uluslararası bilimsel bir dergide yayınlanacak'' dedi.

Kaya, kekemeliğin 46 kromozomdan 12'si ile sonraki nesillere taşındığını, ancak genetik alt yapısı olmasına karşın duruma bağlı bazı etkenlerle ortaya çıktığını belirtti.

Bu faktörler ortadan kaldırıldığında son derece iyi sonuçlar alındığını, konu üzerinde yaptığı uzun süren çalışmalarla bu durumu kanıtladığını ifade eden Kaya, şunları kaydetti:

''8 günlük hipnoz seanslarıyla kekemelere tekerlemeleri bile söyletmeye başlattığım yöntemle ilgili bilimsel makale, kısa süre içinde uluslararası yayın yapan International Journal of Clinical and Experimental Hypnosis isimli dergide yayınlanacak. Adını bile söylemekte zorlanan kekemeler, bu terapi yöntemiyle en zor kelimeleri bile, 8 günde normal insanlar, hatta onlardan bile iyi söylemeye başlıyor. Dünyadaki en son çalışmalarda kekemelerde, ancak 30-40 haftalık terapiler sonunda iyileşmeler sağlanıyor ve bu iyileşmelerin oranı yüzde 76'larda kalıyor. Fakat benim yöntemimle hemen hemen tüm vakalarda bu orandaki iyileşmeler, 4. ve 5. günlerde gerçekleşiyor. Bu iyileşmeler ileri günlerde yüzde 100'lere yaklaşıyor.''

Kekemelerin konuşmalarındaki gelişmeleri içeren video filmlerle de desteklenen çalışmayla ilgili bilimsel makalenin, dünya literatüründe önemli bir yer tutacağını tahmin ettiğini belirten Kaya, ''Çok iddialı olacak ancak, bu çalışma, dünyada bugüne kadar bu konuda yapılan bütün çalışmaları alt üst edecek'' diye konuştu.

Kekemelik probleminin daha çok zeka düzeyi yüksek insanlarda oluştuğunu belirten Dr. Kaya, açıklamasını şöyle sürdürdü:

''Hipnoza girebilme konusunda gerekli olan en önemli şart, yüksek zeka ve konsantre olabilirlik özelliğidir. Bunun da terapide işi kolaylaştıran en önemli unsur olduğu bilinmektedir. Doğumda uygulanan vakum veya travma sonucu oluşan lezyon gibi nedenlerle dokuda harabiyet olmuşsa, bu tür vakaların iyileşmesi mümkün değildir. Ancak kekemelerin büyük bir çoğunluğu korku, güvensizlik, öz güven eksikliği, konuşmanın kinestezik zincirinde bozukluk, pedagojik ve diksiyonel bozukluk, baskı gibi nedenlerden kaynaklıdır. Bütün bunlar birbiriyle ilişkilidir ve ancak aynı tabloda değerlendirilmesiyle iyi sonuçlar alınabilir. Uyguladığım yöntemde kekemeliğe yol açan tüm faktörler aynı tabloda değerlendiriliyor ve kişideki tüm boşluklar dolduruluyor.''

RadyoAkademi

 

Sayfa 1 / 3

RadyoAkademi User Takip Sistemi 1.2.9 by Matej Koval